top of page

İki Can'ın Gerçekliği

  • Yazarın fotoğrafı: Feyza Nur SAĞLAM
    Feyza Nur SAĞLAM
  • 21 Eki 2023
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Tem 2024


ree

Bazen düşünüyorum da, zihnimin bu dünyanın gerçekliğinde bulunduğu anlar; bu dünyanın gerçekliği dışındaki anlara karşılık öyle az ki. Bilirim, küçüklüğümde bir hayli polyanna idim. Küçüktüm, romanların ve hikayelerin dünyası; benim dünyamdan üstündü. Sonra büyüdüm. Sabah oldu, uyandım. Öğle oldu, güneşe baktım. Akşam oldu, bir akış sona erdi ve yuvama çekildim. Yuva dedim ama zihnimin yine başka bir dünyaya vardığı bir yerdi aslında orası. Sonra biraz daha büyüdüm. Sorumluluklarım büyüdü, planlarım belirdi. İş olgusu hayatıma yerleşti. Ve ben tüm bunlara yetişme telaşı içinde, yaşamak denilen eylemin içinde dönüp durdum.


Aslında, bir hortumun içinde dönmek gibiydi bu. Canlıydım, dışımdaki hortum da canlıydı. İki can, iç içe dönüp duruyordu. Sanki biri olmasa diğeri olmayacak gibi, bir düzen akışı içerisinde ve birbirinden güç alarak. Elbet dışardaki can'ın, içerdeki can'a zarar verdiği anlar da olmuştu. Ama bir hortumun içinde yaşamak tam da böyle bir şeydi.


Arada gözlerimi kapattığım anlar, beni geçmişe götürüyordu. O küçük can'ın, başka bir dünyanın gerçekliğine sığındığı anlara gidip duruyordum bu anlarda. Bulunduğum hortumun içinde yaşamaya devam edebilmek için mi yoksa o hortumun yaşamaya devam edebilmesi için mi sürekli gözlerimi kapatıyordum, bilmiyorum. Belki, iki can'ın da yaşaması içindir bu yaptığım. Yahut, o dışardaki can; tutup da beni bir yerlere fırlatmasın diye görünmez olmak için gözlerimi kapatıyordumdur. Evet, bu daha makul bir açıklama olabilirdi.


Nihayetinde, hayat dediğin çoğu zaman bir hortumun içinde o hortumla birlikte dönmek gibiydi. Dönüyordun, dönüyordun ve dönüyordun. O hortum canlı kaldığı müddetçe sen de hareket halindeydin.


Dönüyordun, dönüyordun ve dönüyordun. Ama esasen bu sadece bir dönüş değildi. Dönerken, bu dünyanın gerçekliğini geze geze dönüyordun aslında. Dönüp dururken bunu anlamıyordun belki ama karış karış gezilmiş gerçekliklere en çok da o hortum şahitti.


Ve yalnızca bununla da sınırlı değildi bu gerçeklik. Sen o hortumun içinde sıkışmış gibi görünebilirdin ama aslında sizin varlığınız birbirine bir düğüm gibi bağlıydı. Senle her yere gelip giden o hortum, senin adına birçok şeyi de taşıyordu içinde. Tüm gerçeklikler de seninle birlikte dönüp dönüp duruyordu.


Dönüyordun, dönüyordun ve dönüyordun. Bu dünyanın tüm gerçeklikleri de her saniye seninle dönüp dönüp duruyordu. Sahi, bu yine de seni yalnız biri yapar mıydı?


Neden gözlerini kapattın ki şimdi? Neden kaçtın gerçeklikten yine? Oysa senin düzenin bu. İçinde var olduğun düzen, bu hortum. Bir can'ın içindeki can'sın sen. Dönüp duran bir can'sın.


Hangi dünyanın gerçekliğine sığındın ki yine? Paralel evrenlerde mi aklın, yoksa dün izlediğin dizide mi? Yahut okuduğun kitapların dünyasına mı sıkışıp kaldın? Dur, dur. Belki de hayallerinin dünyasında kayboldun yine? Veya geçmişte yazdığın hikayenin içinden mi çıkamıyorsun?


Sahi, neden o hortumdan ziyade kafanın içindeki dünyada yaşıyormuşsun gibi geliyorsun bana?


Hangi gerçekliğe sığar bu yaptığın?


Zihnin nerede, sen nerdesin?

Sanki ikiniz de ayrı gerçekliklerdesiniz.

Oysa bir can'ın içindeki can'sın sen.

Dönüp duran bir can.

Savrulup duran bir can.

Ama bir can.

Nihayetinde, yaşayan bir can...


Yaşamaya neden bu kadar taktın ki?

Sürekli kafanın içinde yaşıyor olman, bu dünya gerçekliğinde yaşadığını mı unutturuyor yoksa sana?

Bu yüzden mi sürekli yaşadığını hatırlatıyorsun kendine?

İçinde sürekli dönüp durduğun hortum, sana bunu hatırlatmıyor mu yoksa?


Sahi, o hortumun içine adım atan sen miydin?

Yoksa günün birinde o hortum mu seni alıp dönmeye devam etmişti?

Yahut içine doğduğun düzen mi o hortumdu?


Dur. Neden gözlerini kapattın yine?

Gerçeklikler ilgini çekmiyor mu artık?

Sahi, hangi gerçekliğe sığar bu yaptığın?

Tamam, anladım. Sorduğum soruların senin için bir önemi yokmuş.

Senin tek derdin, zihnindeki gerçekliklere varmakmış.

Peki, kapat gözlerini bakalım.

Nasıl olsa hortum dönmeye devam ediyor.


Bir can'ın içinde, gözleri kapalı başka bir can.

Dönüyor, dönüyorsun ve dönüyorsunuz...

Peki hangi gerçeklikte dönüyorsunuz?


Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Hakkımda

WhatsApp Image 2024-07-26 at 10.17.38.jpeg

İnsan dediğin, esasen bir puzzle parçasını oluşturan kişiliğinin; her bir parçasını öncelikle özenle tanımalı. Ardından o parçaların kendisinin bir parçası olduğunu bilerek onları kucaklamayı öğrenmeli. Böylece, her bir parçanın esasen bir resmi oluşturmak için ne derece öneme sahip olduğunu görmeli ve yine her bir parçanın hayatındaki varlığını korumayı amaç edinmeli. Ve işte burası da benim bir puzzle parçam ve çok daha ötesi... Çünkü yazmak, bir hayatta kalma meselesi... Her hal ile yazmak ise ondan çok daha ötesi...

Kategoriler

Zaman Akışı

Abone olun;

Abone Olun!

Abone olduğunuz icin teşekkürler...

© 2022 by Herhalile

bottom of page